CanımÇocuk Masalları

KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK

4-6 yaş4 dakikaKalbimdeki Duygular

Hazırlayan: Hürrem ÜSTÜN Master Kuantum & NLP Uzmanı

KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK, 4-6 yaş çocuklar için Kalbimdeki Duygular temalı 4 dakikalık bir masaldır. Bir varmış, bir yokmuş. Kozalak kokulu, yaprak hışırtılı, sıcacık bir ormanda **Kızılcık** adında küçük bir sincap yaşarmış.

KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — kapak
KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 2KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 3KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 4KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 5KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 6KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 7KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 8KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 9KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 10KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 11KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 12KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 13KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 14KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 15KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 16KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 17KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 18KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 19KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 20KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 21KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 22KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 23KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK — sayfa 24

Bir varmış, bir yokmuş.

Kozalak kokulu, yaprak hışırtılı, sıcacık bir ormanda Kızılcık adında küçük bir sincap yaşarmış.

Kızılcık’ın kuyruğu kabarık, gözleri parlak, patileri çok hızlıymış. Ama onun en dikkat çeken şeyi yanaklarıymış.

Kızılcık heyecanlanınca yanakları hafifçe kızarırmış. Biri ona bakınca yanakları biraz daha kızarırmış. Hata yaptığını sandığında ise yanakları kıpkırmızı olurmuş.

Bir gün ormanda büyük bir sonbahar şenliği yapılacakmış.

Minik kuşlar şarkı söyleyecek, tavşanlar yaprak dansı yapacak, sincaplar da kozalak oyunları oynayacakmış.

Kızılcık da en sevdiği kozalak oyununa katılmak istemiş.

Ama sıra ona yaklaştıkça kalbi pıt pıt atmaya başlamış.

“Ya herkes bana bakarsa?” diye düşünmüş. “Ya yanlış yaparsam?” “Ya yanaklarım yine kızarırsa?”

Tam o sırada adı söylenmiş.

“Kızılcık, sıra sende!”

Kızılcık sahnenin ortasına çıkmış. Elindeki kozalağı havaya atmış. Yakalamak istemiş.

Ama kozalak pat diye yere düşmüş.

Ormanda kısa bir sessizlik olmuş.

Kızılcık’ın yanakları ısınmış. Önce pembe olmuş. Sonra kırmızı. Sonra sanki iki küçük elma gibi parlamış.

Kızılcık hemen kuyruğunun arkasına saklanmış.

“Ben yapmak istemiyorum,” demiş kısık sesle.

Sonra hızlıca sahneden inip büyük meşe ağacının arkasına geçmiş.

Orada yaprakların arasına saklanmış.

“Keşke kimse beni görmeseydi,” diye fısıldamış.

Biraz sonra yanına yaşlı bir kaplumbağa gelmiş. Adı Dingin Dede imiş.

Dingin Dede yavaş yürür, az konuşur ama söylediği şeyler kalbe iyi gelirmiş.

“Kızılcık,” demiş yumuşakça, “yanakların bugün biraz güneş gibi parladı.”

Kızılcık utanarak başını eğmiş.

“Parlamasını istemiyorum,” demiş. “Herkes bana baktı. Çok utandım.”

Dingin Dede başını sallamış.

“Utanmak bazen böyle hissettirir,” demiş. “İçin ısınır, yüzün kızarır, saklanmak istersin.”

Kızılcık kuyruğunu biraz daha sıkı sarmış.

“Utanmak kötü mü?” diye sormuş.

“Hayır,” demiş Dingin Dede. “Utanmak kötü değildir. Bazen kalbin ‘Beni nazikçe gör’ demesidir.”

Kızılcık bunu düşünmüş.

“Peki ya herkes benimle gülerse?”

Dingin Dede yavaşça gülümsemiş.

“Bazen insanlar hata yaptığımız için değil, bizi sevimli buldukları için gülümser. Ama sen yine de rahatsız olduysan bunu söyleyebilirsin.”

Kızılcık başını kaldırmış.

“Söyleyebilir miyim?”

“Elbette,” demiş Dingin Dede. “Utanınca saklanmak isteyebilirsin. Ama kendini tamamen yok etmek zorunda değilsin.”

Sonra Dingin Dede Kızılcık’a küçük bir nefes oyunu öğretmiş.

“Patilerini toprağa koy,” demiş. “Kuyruğunu yumuşat. Bir nefes al. İçinden şunu söyle: Şu an utanıyorum. Bu duygu geçebilir. Ben olduğum halimle güvendeyim.”

Kızılcık denemiş.

Patilerini toprağa bastırmış. Nefes almış. Yanakları hâlâ sıcakmış ama içi biraz sakinleşmiş.

O sırada minik kuşlardan biri yanlarına gelmiş.

“Kızılcık,” demiş, “biz seninle gülmedik. Kozalak düşünce şaşırdık sadece. İstersen tekrar deneyebilirsin.”

Kızılcık önce yine saklanmak istemiş. Sonra Dingin Dede’nin sözlerini hatırlamış.

“Ben biraz utandım,” demiş. “Bana çok bakılınca zorlanıyorum.”

Minik kuş başını sallamış.

“O zaman biz biraz daha uzaktan izleyelim,” demiş.

Kızılcık’ın içi yumuşamış.

Sahneye yeniden çıkmış.

Bu kez kozalağı çok yükseğe atmamış. Küçükçe atmış. İki patisiyle yakalamış.

Ormandakiler yavaşça alkışlamış.

Kızılcık’ın yanakları yine kızarmış. Ama bu kez saklanmamış.

Elini yanağına koymuş ve içinden şöyle demiş:

“Yanaklarım kızarsa da ben buradayım.”

O gün Kızılcık çok önemli bir şey öğrenmiş.

Utanınca saklanmak isteyebilirmiş. Yanakları kızarabilirmiş. Kalbi hızlı atabilirmiş.

Ama utanmak onun yanlış olduğu anlamına gelmezmiş.

Utanmak da bir duyguymuş. Gelirmiş, biraz kalırmış, sonra yavaşça geçermiş.

Akşam olduğunda Kızılcık yuvasına dönmüş. Kuyruğunu battaniye gibi üstüne örtmüş.

Yanakları artık sıcacık ama huzurluymuş.

Uykuya dalmadan önce içinden fısıldamış:

“Utanınca saklanmak isteyebilirim, ama olduğum halimle güvendeyim.”

Ve ormanın üstüne yumuşacık bir gece inmiş.


Hazırlayan

Hürrem ÜSTÜN Master Kuantum & NLP Uzmanı

Son güncelleme:

Yeni masallardan ilk siz haberdar olun

Ayda birkaç kez; yeni masallar, ebeveyn rehberleri ve küçük hatırlatmalar. Spam yok.

Kaydolarak KVKK aydınlatma metnini kabul edersiniz. Çocuklardan veri toplanmaz; istediğiniz an tek tıkla çıkabilirsiniz.

Benzer Masallar