KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK
Hazırlayan: Hürrem ÜSTÜN Master Kuantum & NLP Uzmanı
KIRMIZI YANAKLI SİNCAP KIZILCIK, 4-6 yaş çocuklar için Kalbimdeki Duygular temalı 4 dakikalık bir masaldır. Bir varmış, bir yokmuş. Kozalak kokulu, yaprak hışırtılı, sıcacık bir ormanda **Kızılcık** adında küçük bir sincap yaşarmış.
























Bir varmış, bir yokmuş.
Kozalak kokulu, yaprak hışırtılı, sıcacık bir ormanda Kızılcık adında küçük bir sincap yaşarmış.
Kızılcık’ın kuyruğu kabarık, gözleri parlak, patileri çok hızlıymış. Ama onun en dikkat çeken şeyi yanaklarıymış.
Kızılcık heyecanlanınca yanakları hafifçe kızarırmış. Biri ona bakınca yanakları biraz daha kızarırmış. Hata yaptığını sandığında ise yanakları kıpkırmızı olurmuş.
Bir gün ormanda büyük bir sonbahar şenliği yapılacakmış.
Minik kuşlar şarkı söyleyecek, tavşanlar yaprak dansı yapacak, sincaplar da kozalak oyunları oynayacakmış.
Kızılcık da en sevdiği kozalak oyununa katılmak istemiş.
Ama sıra ona yaklaştıkça kalbi pıt pıt atmaya başlamış.
“Ya herkes bana bakarsa?” diye düşünmüş. “Ya yanlış yaparsam?” “Ya yanaklarım yine kızarırsa?”
Tam o sırada adı söylenmiş.
“Kızılcık, sıra sende!”
Kızılcık sahnenin ortasına çıkmış. Elindeki kozalağı havaya atmış. Yakalamak istemiş.
Ama kozalak pat diye yere düşmüş.
Ormanda kısa bir sessizlik olmuş.
Kızılcık’ın yanakları ısınmış. Önce pembe olmuş. Sonra kırmızı. Sonra sanki iki küçük elma gibi parlamış.
Kızılcık hemen kuyruğunun arkasına saklanmış.
“Ben yapmak istemiyorum,” demiş kısık sesle.
Sonra hızlıca sahneden inip büyük meşe ağacının arkasına geçmiş.
Orada yaprakların arasına saklanmış.
“Keşke kimse beni görmeseydi,” diye fısıldamış.
Biraz sonra yanına yaşlı bir kaplumbağa gelmiş. Adı Dingin Dede imiş.
Dingin Dede yavaş yürür, az konuşur ama söylediği şeyler kalbe iyi gelirmiş.
“Kızılcık,” demiş yumuşakça, “yanakların bugün biraz güneş gibi parladı.”
Kızılcık utanarak başını eğmiş.
“Parlamasını istemiyorum,” demiş. “Herkes bana baktı. Çok utandım.”
Dingin Dede başını sallamış.
“Utanmak bazen böyle hissettirir,” demiş. “İçin ısınır, yüzün kızarır, saklanmak istersin.”
Kızılcık kuyruğunu biraz daha sıkı sarmış.
“Utanmak kötü mü?” diye sormuş.
“Hayır,” demiş Dingin Dede. “Utanmak kötü değildir. Bazen kalbin ‘Beni nazikçe gör’ demesidir.”
Kızılcık bunu düşünmüş.
“Peki ya herkes benimle gülerse?”
Dingin Dede yavaşça gülümsemiş.
“Bazen insanlar hata yaptığımız için değil, bizi sevimli buldukları için gülümser. Ama sen yine de rahatsız olduysan bunu söyleyebilirsin.”
Kızılcık başını kaldırmış.
“Söyleyebilir miyim?”
“Elbette,” demiş Dingin Dede. “Utanınca saklanmak isteyebilirsin. Ama kendini tamamen yok etmek zorunda değilsin.”
Sonra Dingin Dede Kızılcık’a küçük bir nefes oyunu öğretmiş.
“Patilerini toprağa koy,” demiş. “Kuyruğunu yumuşat. Bir nefes al. İçinden şunu söyle: Şu an utanıyorum. Bu duygu geçebilir. Ben olduğum halimle güvendeyim.”
Kızılcık denemiş.
Patilerini toprağa bastırmış. Nefes almış. Yanakları hâlâ sıcakmış ama içi biraz sakinleşmiş.
O sırada minik kuşlardan biri yanlarına gelmiş.
“Kızılcık,” demiş, “biz seninle gülmedik. Kozalak düşünce şaşırdık sadece. İstersen tekrar deneyebilirsin.”
Kızılcık önce yine saklanmak istemiş. Sonra Dingin Dede’nin sözlerini hatırlamış.
“Ben biraz utandım,” demiş. “Bana çok bakılınca zorlanıyorum.”
Minik kuş başını sallamış.
“O zaman biz biraz daha uzaktan izleyelim,” demiş.
Kızılcık’ın içi yumuşamış.
Sahneye yeniden çıkmış.
Bu kez kozalağı çok yükseğe atmamış. Küçükçe atmış. İki patisiyle yakalamış.
Ormandakiler yavaşça alkışlamış.
Kızılcık’ın yanakları yine kızarmış. Ama bu kez saklanmamış.
Elini yanağına koymuş ve içinden şöyle demiş:
“Yanaklarım kızarsa da ben buradayım.”
O gün Kızılcık çok önemli bir şey öğrenmiş.
Utanınca saklanmak isteyebilirmiş. Yanakları kızarabilirmiş. Kalbi hızlı atabilirmiş.
Ama utanmak onun yanlış olduğu anlamına gelmezmiş.
Utanmak da bir duyguymuş. Gelirmiş, biraz kalırmış, sonra yavaşça geçermiş.
Akşam olduğunda Kızılcık yuvasına dönmüş. Kuyruğunu battaniye gibi üstüne örtmüş.
Yanakları artık sıcacık ama huzurluymuş.
Uykuya dalmadan önce içinden fısıldamış:
“Utanınca saklanmak isteyebilirim, ama olduğum halimle güvendeyim.”
Ve ormanın üstüne yumuşacık bir gece inmiş.
🌟 Olumlama Ritüeli
Uyumadan önce çocuğunuzla birlikte yapın: halka büyürken nefes alın, küçülürken verin.
Şimdi elini yavaşça yanaklarına koyabilirsin.
Yanakların sıcaksa, bu sadece bir duygu olabilir.
Yavaşça nefes al…
Ve bırak…
Bir kez daha nefes al…
Ve bırak…
Şimdi içinden ya da benimle birlikte söyle:
- **Utanabilirim.**
- **Yanaklarım kızarabilir.**
- **Bu duygu geçebilir.**
- **Kendimi saklamak zorunda değilim.**
- **Olduğum halimle güvendeyim.**
- **Ben seviliyim.**
- **Ben buradayım.**
İyi geceler canım çocuk.
Kırmızı yanakların bile sevgiyle parlayabilir.
Ebeveyn KöşesiNot, soru ve etkinlik
Ebeveyn Notu
Bu masaldan sonra çocuğunuzla konuşabilecekleriniz
Bu masal, çocuklarda sık görülen utanma ve mahcubiyet duygusunu yargılamadan anlatmak için hazırlandı.
Çocuklar hata yaptıklarında, dikkat üzerlerine geldiğinde, topluluk içinde konuşmaları gerektiğinde ya da bedenlerinde görünür bir tepki oluştuğunda utanabilirler. Yanak kızarması, saklanma isteği, konuşmama, ağlama ya da ortamdan uzaklaşma bu duygunun doğal yansımaları olabilir.
Bu durumda çocuğa “Utanacak ne var?” demek yerine, duygusunu kabul etmek daha destekleyicidir.
Şu cümleler yardımcı olabilir:
“Şu an biraz utandın galiba.” “Biri sana bakınca zorlanmış olabilirsin.” “İstersen biraz ara verebiliriz.” “Hazır olduğunda tekrar deneyebilirsin.” “Utanman senin yanlış olduğun anlamına gelmez.”
Bu masalın ana mesajı şudur:
Utanmak kötü değildir. Çocuk utanınca saklanmak isteyebilir; önemli olan kendini yanlış, eksik ya da sevilmez hissetmemesidir.
Çocuğa Sorular
- Kızılcık’ın yanakları ne zaman kızardı?
- Kızılcık kozalak düşünce ne hissetti?
- Dingin Dede ona utanmak hakkında ne öğretti?
- Sen hiç herkes sana bakınca utanmış mıydın?
- Utandığında kendine hangi güzel cümleyi söylemek istersin?
Mini Etkinlik
Kırmızı Yanak Haritam
Bir kâğıda küçük bir sincap yüzü çizin.
Yanaklarını kırmızı ya da pembe renkle boyayın.
Sonra çocuğa sorun:
“Senin yanakların ne zaman kızarır gibi olur?”
Cevapları resimle ya da kelimelerle yazabilirsiniz:
- Biri bana bakınca
- Hata yapınca
- Topluluk içinde konuşunca
- Yeni biriyle tanışınca
- Alkışlanınca
- Bir şey sorulunca
Sonra sayfanın altına birlikte şu cümleyi yazın:
“Utanınca saklanmak isteyebilirim, ama olduğum halimle güvendeyim.”
Hazırlayan
Hürrem ÜSTÜN Master Kuantum & NLP Uzmanı
Son güncelleme:


