CanımÇocuk Masalları

KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER

4-6 yaş5 dakikaKalbimdeki Duygular

Hazırlayan: Hürrem ÜSTÜN Master Kuantum 6 NLP Uzmanı

KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER, 4-6 yaş çocuklar için Kalbimdeki Duygular temalı 5 dakikalık bir masaldır. Bir varmış, bir yokmuş. Uzaklarda, denize bakan küçük bir tepede, minicik bir fener yaşarmış. Adı Lumi imiş. Lumi gündüzleri çok neşeliymiş.

KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — kapak
KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 2KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 3KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 4KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 5KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 6KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 7KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 8KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 9KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 10KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 11KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 12KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 13KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 14KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 15KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 16KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 17KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 18KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 19KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 20KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 21KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 22KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 23KARANLIKTAN KORKAN KÜÇÜK FENER — sayfa 24

Bir varmış, bir yokmuş.

Uzaklarda, denize bakan küçük bir tepede, minicik bir fener yaşarmış.

Adı Lumi imiş.

Lumi gündüzleri çok neşeliymiş. Güneş doğunca camları ışıl ışıl parlar, martılar yanından uçar, dalgalar kıyıya neşeyle vururmuş.

Lumi gündüzleri etrafındaki her şeyi görürmüş.

Mavi denizi… Beyaz bulutları… Renkli tekneleri… Kıyıdaki küçük taşları…

Ama akşam olup güneş yavaş yavaş denizin arkasına saklanınca, Lumi’nin içi biraz sıkılırmış.

Gökyüzü koyulaşır, tepeler sessizleşir, gölgeler uzarmış.

Lumi kendi kendine fısıldarmış:

“Ya karanlık çok büyürse?” “Ya hiçbir şeyi göremezsem?” “Ya yalnız kalırsam?”

Aslında Lumi’nin içinde çok güzel bir ışık varmış. Ama korktuğunda o ışığı yakmayı unutuyormuş.

Bir akşam rüzgâr yumuşak yumuşak esmiş.

Deniz biraz daha kararmış. Gökyüzünde yıldızlar belirmeye başlamış.

Lumi’nin kalbi pıt pıt atmış.

“İşte yine karanlık geliyor,” demiş.

Tam o sırada yakınındaki eski çınar ağacının yaprakları hışırdamış.

Çınar ağacı çok yaşlıymış. Birçok gece görmüş, birçok rüzgâr dinlemiş, birçok çocuğun dileğini saklamış.

Yumuşacık sesiyle Lumi’ye seslenmiş:

“Lumi, yine korku mu geldi?”

Lumi biraz utanmış.

“Evet,” demiş. “Karanlık olunca içim sıkılıyor. Her yer değişiyor gibi oluyor.”

Çınar ağacı nazikçe cevap vermiş:

“Korku geldiğinde utanmana gerek yok. Korku bazen bize ‘dikkat et, kendini güvende hissetmek istiyorsun’ der.”

Lumi şaşırmış.

“Korku kötü değil mi?”

Çınar ağacı yapraklarını hafifçe sallamış.

“Korku kötü değildir. Ama bazen çok yüksek sesle konuşur. O zaman bizim ona yumuşakça cevap vermemiz gerekir.”

Lumi camlarını kırpıştırmış.

“Peki ben korkuma ne diyebilirim?”

Çınar ağacı gülümsemiş gibi hışırdamış.

“Önce dur. Sonra nefesini dinle. Sonra kendine sor: Şu an gerçekten güvende miyim?”

Lumi etrafına bakmış.

Deniz oradaymış. Çınar ağacı oradaymış. Gökyüzünde yıldızlar oradaymış. Kıyıdaki taşlar bile sessizce yerinde duruyormuş.

Karanlık gelmiş ama her şeyi yok etmemiş.

Sadece gece olmuş.

Lumi derin bir nefes almış.

İçinden şöyle demiş:

“Şu an buradayım. Çınar yanımda. Deniz yanımda. Ben güvendeyim.”

Ama yine de içinde minicik bir titreme varmış.

Çınar bunu fark etmiş.

“Korku hemen gitmek zorunda değil,” demiş. “Bazen yanında biraz kalır. Sen yine de ışığını yakabilirsin.”

Lumi şaşırmış.

“Işığımı mı?”

“Evet,” demiş çınar. “Karanlık geldiğinde ışığını yakarsın. Korku geldiğinde de içindeki güven ışığını hatırlarsın.”

Lumi gözlerini kapatmış.

Kalbinin içinde minicik sıcak bir nokta hayal etmiş. Sanki küçük bir altın ışık varmış orada.

Önce çok küçükmüş. Bir kıvılcım kadar.

Lumi ona yumuşakça fısıldamış:

“Ben buradayım.” “Güvendeyim.” “Korku geldi ama ben yalnız değilim.”

O küçük ışık biraz büyümüş.

Lumi tekrar nefes almış.

“Gökyüzü karanlık olabilir.” “Ama içimde küçük bir ışık var.” “Bu ışık bana yolu hatırlatır.”

Işık biraz daha büyümüş.

Sonra Lumi’nin gerçek fener ışığı da yavaşça yanmaya başlamış.

Önce incecik bir parıltı… Sonra yumuşak bir halka… Sonra kıyıya doğru uzanan sıcak bir ışık…

Karanlık hâlâ oradaymış. Ama artık Lumi onu tek başına kocaman bir şey gibi hissetmiyormuş.

Çünkü kendi ışığı da oradaymış.

O sırada denizde küçük bir kayık görünmüş.

Kayığın içindeki minik denizci, gece yolunu bulmaya çalışıyormuş.

Lumi’nin ışığı suyun üstüne uzanınca denizci gülümsemiş.

“İşte fener!” demiş. “Yolumu buldum.”

Lumi bunu duyunca içi sıcacık olmuş.

“Korkarken bile ışığım işe yaradı,” diye düşünmüş.

Çınar ağacı nazikçe hışırdamış:

“Gördün mü Lumi? Cesaret, hiç korkmamak değildir. Korku geldiğinde kendine sevgiyle eşlik edebilmektir.”

Lumi o gece önemli bir şey öğrenmiş.

Karanlık bazen gelebilirmiş. Gölgeler bazen uzayabilirmiş. Kalbi bazen pıt pıt atabilirmiş.

Ama bunlar onun güçsüz olduğu anlamına gelmezmiş.

Korku geldiğinde durabilirmiş. Nefes alabilirmiş. Etrafına bakabilirmiş. Güvende olduğunu hatırlayabilirmiş. Ve içindeki küçük ışığı yakabilirmiş.

O günden sonra Lumi her akşam güneş batarken karanlığa kızmamış.

Onu fark etmiş.

“Merhaba gece,” dermiş. “Merhaba korku. Seni duyuyorum.”

Sonra elinden geldiğince yumuşak bir nefes alırmış.

“Ben buradayım. Ben güvendeyim. İçimde ışığım var.”

Ve ışığını yakarmış.

Bazen ışığı çok parlak olurmuş. Bazen biraz daha kısık. Ama Lumi artık biliyormuş:

Işığın küçük olması sorun değilmiş. Önemli olan onu hatırlamakmış.

Çünkü en karanlık gecelerde bile, küçücük bir ışık kalbe yol gösterebilirmiş.

Ve Lumi her gece denize, yıldızlara ve kendi kalbine aynı cümleyi fısıldarmış:

“Korku geldiğinde içimdeki güven ışığını yakabilirim.”

Hazırlayan

Hürrem ÜSTÜN Master Kuantum 6 NLP Uzmanı

Son güncelleme:

Benzer Masallar