CanımÇocuk Masalları

Ateş Topu Zıpzıp

4-6 yaş6 dakikaKalbimdeki Duygular

Hazırlayan: Hürrem ÜSTÜN Master Kuantum & NLP UZMANI

Ateş Topu Zıpzıp, 4-6 yaş çocuklar için Kalbimdeki Duygular temalı 6 dakikalık bir masaldır.

Ateş Topu Zıpzıp — kapak
Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 2Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 3Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 4Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 5Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 6Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 7Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 8Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 9Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 10Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 11Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 12Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 13Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 14Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 15Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 16Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 17Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 18Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 19Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 20Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 21Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 22Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 23Ateş Topu Zıpzıp — sayfa 24

Kalbimdeki Duygular Serisi Tema: öfke, bedeni fark etme, güvenli sakinleşme Ana inanç: Öfkem geldiğinde durabilir, bedenimi sakinleştirebilirim.


Masal Metni

Bir varmış, bir yokmuş.

Kocaman ağaçların, çıtır çıtır yaprakların ve minicik kozalakların olduğu sıcak bir ormanda Zıpzıp adında küçük bir sincap yaşarmış.

Zıpzıp çok hareketliymiş. Ağaçtan ağaca zıplamayı, kozalak toplamayı, yaprakların arasında yuvarlanmayı çok severmiş.

En sevdiği şeylerden biri de küçük taşlar, dallar ve kozalaklarla kule yapmakmış.

Bir sabah Zıpzıp ormanın en güzel açıklığına gitmiş. Yanına topladığı kozalakları dizmiş. Birini alta koymuş. Birini üstüne yerleştirmiş. Sonra bir tane daha…

Kulesi yavaş yavaş yükselmeye başlamış.

Zıpzıp sevinçle gülümsemiş.

“Bu, ormandaki en güzel kule olacak!” demiş.

Tam o sırada Minik Kirpi oradan geçiyormuş.

Kirpi, Zıpzıp’ın kulesini görmüş ve heyecanla yanına yaklaşmış.

“Ben de yardım edebilir miyim?” diye sormuş.

Zıpzıp önce biraz düşünmüş.

“Tamam,” demiş. “Ama dikkatli koymalısın.”

Minik Kirpi bir kozalağı almış. Kulenin en üstüne yerleştirmek istemiş.

Ama kozalak biraz kaymış.

Önce küçük bir tık sesi duyulmuş. Sonra kule sallanmış. Sonra bütün kozalaklar patır patır yere düşmüş.

Zıpzıp’ın gözleri büyümüş.

Kulesi yok olmuş.

İçinde bir şey aniden ısınmaya başlamış.

Sanki karnında küçük bir ateş topu belirmiş.

Önce minicikmiş. Sonra büyümüş. Sonra daha da büyümüş.

Zıpzıp’ın kulakları kızarmış. Patileri sıkılmış. Kaşları çatılmış.

“Sen yaptın!” diye bağırmış.

Minik Kirpi geri çekilmiş.

“Ben istemeden yaptım,” demiş üzgünce.

Ama Zıpzıp onu duymamış gibiymiş.

İçindeki ateş topu çok hızlı büyüyormuş.

Zıpzıp bir kozalağı eline almış. Fırlatmak istemiş.

Sonra ayağını yere vurmuş.

“Her şey bozuldu!” diye bağırmış. “Ben artık oynamıyorum!”

Tam o sırada yakındaki büyük meşe ağacının dalları yumuşakça hışırdamış.

Meşe ağacı çok bilgeymiş. Ormanda birçok çocuk sincap, kuş, tavşan ve kirpi büyütmüş.

Yumuşacık sesiyle Zıpzıp’a seslenmiş:

“Zıpzıp, içinde çok sıcak bir şey büyümüş gibi görünüyor.”

Zıpzıp hızlı hızlı nefes alıyormuş.

“Evet!” demiş. “İçimde kocaman bir ateş topu var! Her şeyi yakacak gibi!”

Meşe ağacı sakince konuşmuş:

“Öfke bazen böyle hissedilir. Sıcak, hızlı ve güçlü.”

Zıpzıp şaşırmış.

“Öfke kötü mü?”

Meşe ağacı yapraklarını hafifçe sallamış.

“Öfke kötü değildir. Öfke bize bir şey anlatır. Bazen ‘Bu benim için önemliydi’ der. Bazen ‘Canım sıkıldı’ der. Bazen de ‘Biraz yardıma ihtiyacım var’ der.”

Zıpzıp yere bakmış.

“Kulem benim için önemliydi,” demiş.

“Evet,” demiş Meşe. “Bu yüzden öfken geldi. Ama öfke geldiğinde kozalak fırlatmak ya da arkadaşını korkutmak zorunda değilsin.”

Zıpzıp patilerine bakmış.

“Peki ne yapacağım? İçimdeki ateş topu çok sıcak.”

Meşe ağacı yavaşça fısıldamış:

“Önce dur.”

Zıpzıp durmuş.

“Şimdi patilerini yere bastır.”

Zıpzıp iki patiğini toprağa bastırmış.

Toprak serinmiş. Güvenliymiş. Yerindeymiş.

“Şimdi ellerini karnına koy,” demiş Meşe.

Zıpzıp ellerini karnına koymuş. Ateş topunun sıcaklığını hissetmiş.

Meşe devam etmiş:

“Şimdi ateşe bağırmadan, onu dinle. Ona şöyle de: Seni görüyorum öfkem. Bana bir şey anlatıyorsun.”

Zıpzıp gözlerini kapatmış.

İçinden fısıldamış:

“Seni görüyorum öfkem. Bana bir şey anlatıyorsun.”

Ateş topu hâlâ oradaymış. Ama sanki biraz durmuş.

Meşe ağacı demiş ki:

“Şimdi yavaşça nefes al. Nefesin, ateşin etrafına serin bir rüzgâr gibi dolsun.”

Zıpzıp burnundan nefes almış. Sonra usulca vermiş.

Bir nefes daha almış. Bir nefes daha vermiş.

İçindeki ateş topu biraz küçülmüş.

Artık her şeyi yakacak gibi değilmiş. Daha çok sıcak bir ışık gibi duruyormuş.

Zıpzıp gözlerini açmış.

Minik Kirpi biraz uzakta üzgünce bekliyormuş.

Zıpzıp’ın içi yumuşamış.

“Ben çok kızdım,” demiş. “Kulem yıkılınca içimde ateş topu büyüdü.”

Kirpi başını eğmiş.

“Ben istemeden yaptım. Üzgünüm,” demiş.

Zıpzıp biraz susmuş.

Sonra Meşe’nin sözlerini hatırlamış.

Öfke kötü değildi. Ama öfkeyle zarar vermek zorunda değildi.

Zıpzıp derin bir nefes almış.

“Ben de bağırdığım için üzgünüm,” demiş. “Kulem benim için önemliydi.”

Minik Kirpi usulca yaklaşmış.

“İstersen yeniden yapabiliriz,” demiş. “Bu kez kozalakları birlikte daha dikkatli dizeriz.”

Zıpzıp önce yere saçılmış kozalaklara bakmış. Sonra Kirpi’ye bakmış.

İçindeki ateş topu artık minicik sıcak bir noktaya dönüşmüş.

“Tamam,” demiş. “Ama önce biraz sakinleşmek istiyorum.”

Meşe ağacı gülümsemiş gibi hışırdamış.

“İşte bu çok iyi bir seçim,” demiş. “Öfke geldiğinde hemen devam etmek zorunda değilsin. Önce bedenini sakinleştirebilirsin.”

Zıpzıp biraz yürümüş. Toprağa basmış. Kuyruğunu sallamış. Üç yavaş nefes almış.

Sonra geri dönmüş.

Minik Kirpi ile birlikte kozalakları toplamışlar.

Bu kez kuleyi daha geniş yapmışlar. Alta büyük kozalakları koymuşlar. Üste küçük dallar eklemişler. Yanına da renkli yapraklar dizmişler.

Kule eskisinden farklı olmuş.

Ama yine de güzelmiş.

Zıpzıp gülümsemiş.

“Sanırım bu kule de güzel oldu,” demiş.

Kirpi sevinmiş.

Meşe ağacı yapraklarını tatlı tatlı sallamış.

O gün Zıpzıp çok önemli bir şey öğrenmiş.

Öfke bazen içimizde ateş topu gibi büyüyebilirmiş. Bu, kötü olduğumuz anlamına gelmezmiş. Sadece içimizde güçlü bir duygu var demekmiş.

Ama öfke geldiğinde durmak mümkünmüş. Toprağa basmak mümkünmüş. Nefes almak mümkünmüş. Öfkenin ne anlattığını dinlemek mümkünmüş. Ve sonra daha güvenli bir seçim yapmak mümkünmüş.

Akşam olunca Zıpzıp ağacındaki yuvasına çıkmış.

Kuyruğunu battaniye gibi üzerine örtmüş. Gözlerini kapatmış.

İçinde artık ateş topu yokmuş. Sadece küçük, sıcak ve huzurlu bir ışık varmış.

Zıpzıp uykuya dalmadan önce içinden şöyle fısıldamış:

“Öfkem geldiğinde durabilir, bedenimi sakinleştirebilirim.”

Ve ormanın üstüne yumuşacık bir gece inmiş.


Hazırlayan

Hürrem ÜSTÜN Master Kuantum & NLP UZMANI

Son güncelleme:

Benzer Masallar